06 Eylül 2021, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • sadece sorun kontejan değil ki sektörüm en iyi üniversitisi anadolu üniversitesini kazan bitir sonrasında shgm nin zor sınavlarını geç lisans al. başka birisi sokak da lisesinin de yada niteliksiz bir 2 yıllıkdan yada sektör dışından gelip 2 bin euroya soruları yunanlar tarafından verilen easa lisansı alsın. malesef en temel uçak biilgisinin bile bilmeyen ingilizcesi sıfır easa lu uöak teknisyenleri asıl sorun ve haksızlık.. ösym shgm bu duruma izin vermemeli
  • Haberin aldığı hit ve yorum sayısından anlaşılan şu ki gençler kimsenin umurunda değil. 40-50 yaş üstü kendi cukkasına bakıyor. Bundan emeği geçenler ve umursamayanlar için çoğu kişinin dileği en büyük acıları yaşamanız ve bu dünyadan bağıra bağıra acı gitmeniz.
  • Murat Bey, o kadar guzel bir yazi ki.. Keske havacilik sececek olan gencler bu siteden ve yazinizdan haberdar olsalar.
  • Gidin Almanca öğrenin B1 alın sonrada Almanya'da hasta bakım elemanı hemşire sağlık çalışanı vs olmaya bakın.
  • Bu söylenilen ( tahmin edilen ) istihdam rakamları bana pek mümkünmüş gibi gelmedi, her yıl bin küsür uçak bakım teknisyeni alımı yapılması imkansız, ufacık bir sektörden bahsediyoruz gerçekçi olalım. Uçak başına 5 teknisyen olacak şekilde hesap yaparsak 3-4 bin teknisyen yapar ( üs bakımları da eklersek ) önümüzdeki 4-5 yılda ülkedeki uçak sayısı 2 katına çıksa bile ki mümkün değil ( Türkiye'nin 2023'te en büyük 10 ekonomi arasına girmesi hayali bile daha naif kalır ) bu söylenen isdihdam rakamlarına ulaşılamaz.
  • Birde SHGM nin yetki verdiği; bin bir türlü dalavere çevirerek uçak bakım lisansı sınavı yapan şarlatanlar var piyasada. Once kamera önünde sonra kamera arkasında neler çevirdiklerini herkes bildiği halde, SHGM nin umurunda bile değil. Yani gerek yok o okullara! Zaten arkadaşlar modül sınavlarını yapıyorlar ve lisansıda her türlü veriyorlar. Birkaç bin Euro karşılığında.SHGM uyumaya devam etsin.
  • Avrupa gibi olamadik adamlar meslek okulu veya lise diplomasini yeterli buluyorlar. Bizimkiler en az üni mezunu olsan ançak torpile işe girersin. Tanidigin olaçak yoksa işin yas. Avrupa gibi insani olamiyoruz ne yazikki
  • Havacılık mezunuyum uzun zamandır işe giremiyorum başka başka bölümler okuyan kişiler havacılık şirketlerine girip biz okuyan kişilerin işsiz kalmamıza sebep oluyor madem öyle torpili olan kişiler giriyorsa her üniversite neden bu bölümü açıp mezun veriyor zaten torpili olan bu bölümü okumadanda işe girebiliyorsa kapatılsın bu bölümler biz okuyup emek veren kişilere yazık ilan açıp alım yapan bile sınırlı sayıda şirket var SESİMİZİ DUYAN YOK MEZUNLARA ÖNCELİK HAKKI VERİLSİN !
  • Bu işin kolayı var. Bütün AÖF havacılık bölümleri kapatılacak örgünlerde kontenjanlar azaltılacak ve baraj koyulacak her bölüme. Bölümün niteliğine göre baraj sıralaması belirlenecek. Böylelikle bütün mesele çözülecek. Ama olacak gibi değil bakalım :(
  • kabin memuru olmak okulla olmaz. insan ilişkileri ekip çalışması gerektiren bir işi usta çırak olarak öğrenirsiniz öğretirsiniz. kaldı ki herkes bunu yapamaz. nezaket uyum hoşgörü sempati empati içtenlik sıcak kanlılık gerekir. ben 15 senedir meslekteyim hala severek yapıyorum ama Z kuşağı bunu gezelim para kazanalım olarak görmeye başladı. zaten kazanacağız gezip göreceğiz ama o uçak içerisinde chime geldiği zaman istifini bozmuyorsan kusura bakma sen olmamışsın. okul seni görmüş olabilir ama sen okulu görmemişsin. henüz 1 tane mezunun piştiğini görmedim. ne yalan söyliim belki bana denk gelmemiştir.

Havacı değil kasiyer yetiştiriyorlar!

Havacılık sektörüne nitelikli(!) iş gücü sağlamak amacıyla mantar gibi açılan üniversiteler bu yıl da yeni eklenen bölümlerle binlerce genci umut kapısından içeri soktu. 1980’li yılların sonunda havacılık sektörüne aynı amaçla iş gücü yetiştirmek için açılan Anadolu Üniversitesi ile başlayan serüvende, devlet üniversitelerine ek olarak onlarca özel üniversitede havacılık bölümleri açıldı, açılmaya da devam ediyor. Bu işi, arz talep dengesini gözeterek koordine etmesi gereken Yüksek Öğretim Kurumu (YÖK)’ün neredeyse her başvuruyu olumlu değerlendirmesi ve bu konuda Sivil Havacılık Genel Müdürlüğü ile koordinasyon sağlamaması, binlerce işsiz ordusu ortaya çıkmasına zemin hazırlıyor.

Bu şartlar altında, 2021 yılında da lisans ve önlisans bölümleri için binlerce öğrenci tercihini yaptı ve bilinmez bir geleceğe ilk adımlarını atmış oldular. Havacılık sektörünün büyümesine paralel olması gerekirken kontrolsüz ve aşırı arz sonucunda özellikle son iki yıl içerisinde bu okullardan mezun olan öğrencilerin, bırakın havacılık sektöründe iş bulabilmeyi, staj yapmak için bile yer bulmaları mümkün değilken, onlara binlercesi daha eklenecek.

ÖSYM tarafından açıklanan yerleştirme sonuçlarına baktığımızda, krize rağmen havacılığın bir cazibe merkezi olmaya devam ettiğini net şekilde gözlemleyebiliyoruz. Mevcut durumun vahametini görebilmek amacıyla üniversitelerde açılan havacılık bölümlerini ve oralara yerleşen öğrenci sayılarını inceledim. Durum gerçekten çok vahim…

Havacılık sektörü hiçbir krizle karşılaşmadan büyümeye devam etse bile bu kadar arzın altından kalkabilmesi ne yazık ki mümkün görünmüyor.

Havacılık eğitimlerini pilotaj, uçak bakım, teknik ve operasyon elemanı yetiştiren programlar açısından değerlendirdiğimizde bu yıl da sektörün ihtiyacının çok üzerinde kontenjanlar sunulduğunu net bir şekilde görebiliyoruz.

İlk olarak pilotaj açısından bakalım… Bu yıl biri devlet olmak üzere toplam 11 üniversitede pilotaj bölümü öğrenci kabul etti. Aydın ve Nişantaşı üniversiteleri bu yıl ilk kez pilotaj bölümü açan iki üniversite oldu. Ancak bu okullar toplamda 351 kontenjan  sunarken 192 öğrenci pilotaj bölümlerini tercih etti. Son iki yılda Atlasglobal’in batması, Onur Havayolları’nın hala geleceğinin belirsiz olması ve bu şirketlerde görev yapan pilotların işlerine devam etme şansı bulamaması pandemi ile birleşince, pilotaj bölümlerine ilginin azalmasının belki de en büyük nedeni olarak öne çıktı. Tabiki üniversiteler ile birlikte ATO adı verilen özel eğitim organizasyonlarının  da aday öğrenci bulabilmekte zorlandığı bir dönemde, gelecekte bu bölümlerden mezun olanların iş bulma noktasında kısa vadede sorun yaşayacağı ortada… Ancak eğitim maliyetleri çok daha yüksek, tercih sayısı az olduğu için, pilotaj eğitimleri yine de diğer bölümlere göre, şanslı görünüyor.

Diğer bölümlerde durum gerçekten çok daha vahim…

Bununla ilgili olarak Uçak Teknisyenleri Derneği UTED’in kapsamlı bir çalışması var. Uçak bakım alanında eğitim veren lisans ve önlisans bölümlerinde sunulan kontenjanları ve yerleşen öğrenci sayılarını içeren çalışmada, talebin çok üzerinde arz olduğu ortaya konuluyor.
2021 yılında 4 yıllık eğitim veren uçak bakım bölümlerinde toplamda 1093 kontenjan açılırken bunun 623’ünün tercih edildiği, büyük oranda kontenjanların boş kalmasına rağmen, sektörün hacmi göz önüne alınarak sadece 470 öğrencinin istihdamının mümkün olabileceği öngörülüyor.
Aynı çalışmada 2 yıllık uçak bakım eğitimi verilen bölümler için 1508 kontenjandan sadece 570’i için istihdamın mümkün olabileceği ve burada da her yıl 938 gencin hayalini gerçekleştirmesinin zor olduğuna vurgu yapılıyor.

Belki de havacılık eğitimi açısından en çok istismar edilen bölümlerden biri olan kabin hizmetlerine gelince…

Orada da arz/talep dengesizliğinin şiddeti diğer bölümlere göre çok daha sert şekilde ortaya çıkıyor. Havayolu şirketlerinin işe alım konusunda herhangi bir öncelik veya ayrıcalık sunmadığı bu bölümler, deyimi yerindeyse mantar gibi çoğalıyor. Bugün baktığımızda tam 51 üniversitede kabin hizmetleri bölümü var. Bu bölümler için sunulan kontenjan sayısı toplam 3 bin 167… Kabin hizmetleri bölümlerini tercih eden öğrenci sayısı ise  bin 903… Siz gerçekten her yıl 3 bin civarında kabin memuru alınabileceğine inanıyor musunuz? Kaldı ki, havayolu şirketleri kabin memuru istihdamı için bu bölümleri bitirme şartı da gözetmiyor!

Mevcut bölümlerin bile sektörün ihtiyacının çok üzerinde mezun verdiği bir sistemde, bu yıl ilk kez kabin hizmetlerine öğrenci alımı yapan üniversiteler de oldu. Maalesef ki bunların ne akademik kadro ne de teknik alt yapı açısından yeterlilikleri oldukça zayıf. Hatta durumun vahametini görebilmeniz için bir olay anlatayım. Bu yıl ilk kez bölüm açan üniversitelerden biri bana ulaştı. YÖK’ün kabin hizmetleri açmak için başvurularını olumlu değerlendirmesini beklemedikleri anda  bölüm açılmasına onay vermesi ile ellerinde ne akademik kadro ne de eğitimlere uygun teçhizat olduğunu söyleyerek, “ Bunları nereden tedarik edebiliriz?” şeklinde bana danıştılar. Trajikomik!

Konu ile uzaktan yakından alakam olmamasına rağmen bana danışıyor olmaları, yaşadıkları paniğin bir göstergesiydi. Bu okulda birkaç hafta içerisinde eğitimler başlayacak ama dört duvar dışında elde hiçbir şey yok…
Dünyanın hiçbir ülkesinde, bir şehre havalimanı inşa edilmesini referans alarak, üniversitede havacılık bölümleri açıldığı görülmemiştir. Ama maalesef özellikle son 5 yılda “Havalimanı açılacak(İstanbul Havalimanı), yeni iş alanları ortaya çıkacak” diye sistemli olarak hayal satıldı. Hatta o açılan havaalanında bile havacılık lisesi açıldı ve bu yıl öğrenci kabul edilmeye başlandı!

Çok fazla mezun vermek elbette havacılığa nitelikli iş gücü sağlamak olarak değerlendirilemez. Bazılarını ayrı tutarak şunu söyleyebilirim ki, bu okulların bir çoğunda verilen eğitim sektörün istedikleri ve beklentileri ile örtüşmüyor. Mezun sayısının çok olması, mezun olana da sektöre de yaramıyor. Bugün uçak bakım bölümünden mezun olan bir kişinin elde edeceği gelirin de giderek düştüğünü söylemek mümkün. Örneğin uçak bakım bölümünden mezun olan bir kişi bugün Teknik A.Ş’de 3 bin 400 lira ile başlarken aynı bölümden mezun olup iş bulamadığı için zincir markete işe giren bir kişi  3 bin  800 lira ile iş bulabiliyor. Maalesef havacılık üniversiteleri havacılık sektörüne iş gücü yetiştirmiyor, zincir marketlere kasiyer, alışveriş sitelerine kurye yetiştiriyor!

Yani binlercesinin işsiz kaldığı ve geri kalan az sayıda mezunun komik sayılabilecek maaşlarla iş bulabildiği sistem ne sektöre ne öğrenciye fayda sağlıyor. Burada kazanan sadece,  ticarethane mantığı ile işletilen üniversiteler oluyor. 

Havacı değil kasiyer yetiştiriyorlar!

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (30)

parayla lisans ~ 1 ay önce
sadece sorun kontejan değil ki sektörüm en iyi üniversitisi anadolu üniversitesini kazan bitir sonrasında shgm nin zor sınavlarını geç lisans al. başka birisi sokak da lisesinin de yada niteliksiz bir 2 yıllıkdan yada sektör dışından gelip 2 bin euroya soruları yunanlar tarafından verilen easa lisansı alsın. malesef en temel uçak biilgisinin bile bilmeyen ingilizcesi sıfır easa lu uöak teknisyenleri asıl sorun ve haksızlık.. ösym shgm bu duruma izin vermemeli

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Anlaşılan ~ 1 ay önce
Haberin aldığı hit ve yorum sayısından anlaşılan şu ki gençler kimsenin umurunda değil. 40-50 yaş üstü kendi cukkasına bakıyor. Bundan emeği geçenler ve umursamayanlar için çoğu kişinin dileği en büyük acıları yaşamanız ve bu dünyadan bağıra bağıra acı gitmeniz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Guzel yazi ~ 1 ay önce
Murat Bey, o kadar guzel bir yazi ki.. Keske havacilik sececek olan gencler bu siteden ve yazinizdan haberdar olsalar.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
.jdks ~ 1 ay önce
Gidin Almanca öğrenin B1 alın sonrada Almanya'da hasta bakım elemanı hemşire sağlık çalışanı vs olmaya bakın.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Tipik ~ 1 ay önce
Tipik kabinci zihniyeti. Alman diskisi temizlemek istiyor
Havaciva ~ 1 ay önce
Bu söylenilen ( tahmin edilen ) istihdam rakamları bana pek mümkünmüş gibi gelmedi, her yıl bin küsür uçak bakım teknisyeni alımı yapılması imkansız, ufacık bir sektörden bahsediyoruz gerçekçi olalım. Uçak başına 5 teknisyen olacak şekilde hesap yaparsak 3-4 bin teknisyen yapar ( üs bakımları da eklersek ) önümüzdeki 4-5 yılda ülkedeki uçak sayısı 2 katına çıksa bile ki mümkün değil ( Türkiye'nin 2023'te en büyük 10 ekonomi arasına girmesi hayali bile daha naif kalır ) bu söylenen isdihdam rakamlarına ulaşılamaz.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Okullara gerek yok ~ 1 ay önce
Birde SHGM nin yetki verdiği; bin bir türlü dalavere çevirerek uçak bakım lisansı sınavı yapan şarlatanlar var piyasada. Once kamera önünde sonra kamera arkasında neler çevirdiklerini herkes bildiği halde, SHGM nin umurunda bile değil. Yani gerek yok o okullara! Zaten arkadaşlar modül sınavlarını yapıyorlar ve lisansıda her türlü veriyorlar. Birkaç bin Euro karşılığında.SHGM uyumaya devam etsin.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Shgm ~ 1 ay önce
Shgm den lisans almak zor diye diye bu hale getirildi sistem. Lisansın bir esprisi kalmayacak, kalmadı. Bu kimin işine geliyor? Tabii ki bakım kuruluşlarının, ucuza teknisyen buluyorlar. En baştan hak edenin lisans almasını savunması gerekiyordu teknisyenlerin ama artık geç. İşi bilen, hakkıyla lisans alan zaten Türkiye'de kalmaz artık.
Özturk ~ 1 ay önce
Avrupa gibi olamadik adamlar meslek okulu veya lise diplomasini yeterli buluyorlar. Bizimkiler en az üni mezunu olsan ançak torpile işe girersin. Tanidigin olaçak yoksa işin yas. Avrupa gibi insani olamiyoruz ne yazikki

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Ozturk beye ~ 1 ay önce
Onlarin liseleri bizdeki universitelere neredeyse esdeger egitim veriyor, yoksa avrupada universite kazanmak bitirmek oyle her babayigidin harci degil, ustelik mezun oldugunuzda issizlik gibi bir durumda olmuyor buradaki gibi.Yani orasi cok cok ayri bir Lig.
işsiz genç ~ 1 ay önce
Havacılık mezunuyum uzun zamandır işe giremiyorum başka başka bölümler okuyan kişiler havacılık şirketlerine girip biz okuyan kişilerin işsiz kalmamıza sebep oluyor madem öyle torpili olan kişiler giriyorsa her üniversite neden bu bölümü açıp mezun veriyor zaten torpili olan bu bölümü okumadanda işe girebiliyorsa kapatılsın bu bölümler biz okuyup emek veren kişilere yazık ilan açıp alım yapan bile sınırlı sayıda şirket var SESİMİZİ DUYAN YOK MEZUNLARA ÖNCELİK HAKKI VERİLSİN !

Yanıtla

Kalan karakter 1000
A/C engineer ~ 1 ay önce
Bu işin kolayı var. Bütün AÖF havacılık bölümleri kapatılacak örgünlerde kontenjanlar azaltılacak ve baraj koyulacak her bölüme. Bölümün niteliğine göre baraj sıralaması belirlenecek. Böylelikle bütün mesele çözülecek. Ama olacak gibi değil bakalım :(

Yanıtla

Kalan karakter 1000
mike ~ 1 ay önce
kabin memuru olmak okulla olmaz. insan ilişkileri ekip çalışması gerektiren bir işi usta çırak olarak öğrenirsiniz öğretirsiniz. kaldı ki herkes bunu yapamaz. nezaket uyum hoşgörü sempati empati içtenlik sıcak kanlılık gerekir. ben 15 senedir meslekteyim hala severek yapıyorum ama Z kuşağı bunu gezelim para kazanalım olarak görmeye başladı. zaten kazanacağız gezip göreceğiz ama o uçak içerisinde chime geldiği zaman istifini bozmuyorsan kusura bakma sen olmamışsın. okul seni görmüş olabilir ama sen okulu görmemişsin. henüz 1 tane mezunun piştiğini görmedim. ne yalan söyliim belki bana denk gelmemiştir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Mike ye ~ 1 ay önce
Agzınıza saglık cok güzel bi tespit.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000