12 Nisan 2021, Pazartesi
Murat HERDEM
Murat HERDEM mherdem@airporthaber.com
  • TUrkiyede o kadar is siz varken fasli-tunuslu- kolombiyali bir suru Kabin memuru var ,neyin kafasi acaba??
  • En son fizik dersini ortaokulda almış insanlar "Max'a binmem" diyor.
  • genis govde ucuslar disinda thy’den uzak durmayi planliyorum max denk gelir diye. eger mecbur kalirsam binerim ama tercihim max’le ucmamak. binmem diyenler burda cok eksi puan yiyor nedenini de aciklasalar keske.
  • sivil havacılığımız güvenli dediyse güvenlidir şüphesiz ki o her şeyi bilen ve işitendir.
  • Bu ucaklarin tekrar ground edilmesi bir tane kazaya bakar. O zamana kadar da ekiplere good luck, ben yolcu olarak binmem.
  • Su an issiz ve 2300 saatli pilotum. Turkiye’de bir havayolu sirketinde ucuyordum malumunuz korona zamani iflas etti. Fakat thy’de halen 700-800 yabanci pilotun calismasi, Turklere oncelik verilmemesi insana dokunuyor. Bunu da kose yazilarinizda dile getirirseniz sevinirim

MAX uçakları artık güvenli mi?

Boeing 737 MAX tipi uçakların 2019 yılı Mart ayında, tüm dünyada yere indirilmesinden sonra geçtiğimiz yılın sonlarına doğru American Federal Havacılık Dairesi FAA, bu uçakların yeniden uçmasına onay verdi. 2018'de Endonezya'da Lion Air ve Mart 2019'da bir Etiyopya Havayolları uçuşu sırasında yaşanan kazalarla  346 kişinin ölümüne yol açan uçağın tekrar gökyüzüne çıkabilmesi için bu yılın başında Avrupa Havacılık Emniyet Ajansı EASA başta olmak üzere Kanada ve Brezilya gibi bir çok otorite de onay verince, bu uçakların dünyanın büyük bölümünde uçuşunun önünde engel kalmamış oldu. Şu anda sadece Çin Havacılık Otoritesi, bu uçakların güvenliğine yönelik kaygıların devam ettiğini açıkladı ve Boeing 737 MAX uçaklarının en büyük müşterisi olan Çinli havayollarının bu uçak tipindeki uçaklarını uçurmalarını şimdilik veto etti. Çin'in aldığı bu kararın sadece havacılık sınırları içerisinde alınmış bir karar mı yoksa, ABD ile Çin arasındaki ticari savaşların bir yansıması mı olduğunun değerlendirmesini sizlere bırakıyorum. Ancak şu bir gerçek ki, 2019 yılındaki kazadan hemen sonra Etiyopya ile birlikte bu tipteki uçakların uçmalarını yasaklayan ilk ülke de yine Çin'di.

Bu arada Türk Sivil Havacılık otoritesinin de 3 Nisan 2021 tarihinden itibaren belirli koşullar dahilinde bu uçakların yeniden uçmasına onay verdiğini ve THY'nin de 9 Nisan'da bu uçakla ilk değerlendirme uçuşunu yaptığını belirtelim.

2019 yılı Mart ayından itibaren aktif kullanımdaki yüzlerce Boeing 737 MAX uçağı yere indirildi ve Boeing bu süreçte hem mali açıdan hem de güvenilirlik konusunda oldukça yıprandı. Bu uçak tipini piyasaya sürerken, üç nokta üzerinden pazarlama stratejisi güden Boeing, “Verimlilik ve konfor” başlıkları konusunda başarılı olsa da, “güvenlik” konusunda tam olarak sınıfta kalmıştı.

Boeing'in, Airbus ile arasındaki katı rekabette daha verimli uçaklar üretebilmek için aerodinamiği doğrudan etkileyen donanımsal bazı değişiklikleri, yazılımlarla kontrol etme çabası, iki facianın da temel hazırlayıcısıydı.
Bugün Boeing'in, güvenilir imajını kazanabilmesi için önünde uzun bir yol var. Geçen iki yıllık süreçte Boeing 737 için yapılan bin 400 saatlik test ve 3 binden fazla uçuş saati, kamuoyunu ne kadar ikna edici olacak, bunu uçaklar bütün havayollarında faal olarak kullanılmaya başlandığında tam anlamıyla görebileceğiz. Ancak yolcuların bu uçaklarla arasındaki pamuk ipliğine bağlı güven duygusunun, henüz bu uçaklar servise girer girmez yaşanan iki motor arızası sonrası acil inişle bir kez daha yara aldığını ve son olarak elektrik sistemlerine yönelik Amerikan Federal Havacılık Dairesi FAA'den gelen uyarı da, Boeing'in ve dolayısıyla havayollarının işlerinin çok da kolay olmadığını gösteriyor.

Boeing 737 MAX kazalarında başrol olan MCAS adı verilen yukarıda da bahsettiğim donanımsal yeniliklerin düzeltilmesi için geliştirilen bir yazılım, uçaklar yeniden servise girdiğinde farklı bir çalışma metodu ile güncellendi. Uçağın tırmanması sırasında burnunu aşağı doğru itmesi için tasarlanan MCAS (Manevra Karakteristiriğini Artırma Sistemi) tek bir sensörden beslendiği için o sensörden alınan hatalı bir veri, uçağı dalışa geçiriyor ve pilotlara ise müdahale şansı bırakmıyordu. Yeni yazılım ile birlikte, tek bir sensörden beslenen bu sistem, iki sensörden birbiri ile örtüşen veriler alındığında aktif hale gelecek ve tek bir sefer devreye gireceği için pilotlara  müdahale etme şansı verecek şekilde güncellendi.

Peki bunlar Boeing 737 MAX ile uçacak yolcular için gerçekten bir şey ifade ediyor mu?

Burada en kritik soru aslında tam olarak bu...

Yolcu, uçağın aerodinamik yapısı ve geliştirilmiş yazılım ile ne kadar ilgilenir veya anlatılsa bile kendi içerisinde ne kadar konuyu değerlendirip karar verebilir?

Daha önce de bir yazımda değindiğim gibi, burada üretici firmanın yaptıklarından ziyade, operatörlerin yani havayollarının konuyla ilgili kamuoyunu ikna yöntemleri çok daha başarılı olacaktır.

Burada havayollarının önünde birkaç seçenek var. Doğrudan yolcuya opsiyonlar sunarak bu uçakla uçma fikrinin negatif olabileceği şeklinde algıyı empoze etmek , herhangi bir aksiyon almadan, hiçbir şey olmamış gibi uçakları servise vermek veya yolcu memnuniyeti için herhangi bir şekilde duyuru yapmadan, yolcuya seyahati konusunda (iptal&değişiklik) her türlü kolaylığı sağlamak...

ABD'li bazı havayolları bu noktada, ilk şıkkı daha çok tercih ediyor gibi bir durum var. United ve American Airlines gibi şirketler, Boeing 737 MAX ile uçmak istemeyen yolcuların bir başka uçuşa ücretsiz aktarılması veya biletinin açığa alınarak ileri bir tarihte kullanılmasına yönelik karar aldılar ve bunu kamuoyuna açıkladılar.

Avrupa'da ise TUI, tıpkı ABD'li havayolları gibi ücretsiz iptal ve değiştirme hakkı sunarken Boeing 737 MAX uçaklarının adını Boeing 8200 olarak kullanma kararı alan düşük maliyetli havayolu şirketi Rynair, bu uçaklarla uçmak istemeyen yolcuya herhangi bir ücret iadesi ya da ücretsiz iptal&değişiklik gibi opsiyonlar sunmama kararı aldı. Bu arada uçağın ismini gizleme ve değiştirme gibi tercihlerin de, sanki bir şeyleri gizlemeye çalışma algısı yaratabileceğinin ve bunun da yolcu gözünde ters tepeceğini iyi değerlendirmek gerekir.

Havayolu şirketleri MAX konusunda farklı metodlar kullanmayı tercih etmiş ve edecek gibi görünüyorlar. Hangi yöntemin daha doğru olduğunu zaman gösterecek. Türkiye'de ise Türk Hava Yolları başta olmak üzere Sunexpress ve Corendon Havayolları'nın hangi politikayı izleyeceklerine yönelik şu ana kadar herhangi bir duyuru gelmedi.

Türk şirketler, bu uçak tipleri denk geldiğinde, uçmak istemeyen yolcular için bir kolaylık ortaya koyacaklar mı, ücretsiz iptal veya değişiklik hakkı tanıyacaklar mı bunu yolculu seferler başladığında öğrenme şansımız olacak. Ancak bunun öncesinde Türk şirketlerin, en azından bu uçakların yeniden gökyüzüne dönüş serüvenine yönelik kamuoyunu ikna edici bilgilendirmeler yapmaları gerektiği kanaatindeyim. Pilotların güncellenen sistemle ilgili hangi eğitimleri aldıkları ve uçaktaki güvenliği artırıcı değişiklikler, pilotların birebir ağzından yolculara ikna edecek tarzda anlatılabilir.

Ayrıca, iki yıl kadar yerde tutulan uçakların, ground süresince herhangi bir şekilde uçuş emniyetini aksatacak durum yaşamamaları için, her bir uçağın, aviyonik sistemleri, motorları, güç üniteleri, yakıt depoları gibi kritik bölümlerinde hangi işlemlerin yerine getirildiğine dair kapsamlı bir bilgilendirme yapılması da yolcuların kanaatlerinin pozitife dönmesi noktasında etkili olacaktır.
Ama bunların hiçbirini yapmadan, sessiz sedasız uçakları servise sokma fikri de tercih edilebilir.

Bakalım, bizim şirketlerin tercihi ne olacak?

Merakla bekliyorum...

MAX uçakları artık güvenli mi?

Facebook Yorum

Yorumlar Tüm Yorumlar (13)

K/m ~ 8 ay önce
TUrkiyede o kadar is siz varken fasli-tunuslu- kolombiyali bir suru Kabin memuru var ,neyin kafasi acaba??

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Hatta ~ 8 ay önce
Guney afrikali senegalli km bile var.
Sözelciler ~ 8 ay önce
En son fizik dersini ortaokulda almış insanlar "Max'a binmem" diyor.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Fizikçi ~ 8 ay önce
Üniversitede fizik okuyanların tamamı içleri rahat olarak Max'e binecek diyorsun.
Hocam simdi ~ 8 ay önce
Bu isin sozelciyle sayisalciyla ne alakasi var allah askina
binmemeyi tercih ederim ~ 8 ay önce
genis govde ucuslar disinda thy’den uzak durmayi planliyorum max denk gelir diye. eger mecbur kalirsam binerim ama tercihim max’le ucmamak. binmem diyenler burda cok eksi puan yiyor nedenini de aciklasalar keske.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
reco ~ 8 ay önce
sivil havacılığımız güvenli dediyse güvenlidir şüphesiz ki o her şeyi bilen ve işitendir.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Ha ha ha ~ 8 ay önce
Geçen gün yeni bir arıza tespiti sebebiyle geri çekildiklerine dair haber yayınlanmıştı bu sayfada ?
Safety first ~ 8 ay önce
Bu ucaklarin tekrar ground edilmesi bir tane kazaya bakar. O zamana kadar da ekiplere good luck, ben yolcu olarak binmem.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Issiz Pilot ~ 8 ay önce
Su an issiz ve 2300 saatli pilotum. Turkiye’de bir havayolu sirketinde ucuyordum malumunuz korona zamani iflas etti. Fakat thy’de halen 700-800 yabanci pilotun calismasi, Turklere oncelik verilmemesi insana dokunuyor. Bunu da kose yazilarinizda dile getirirseniz sevinirim

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Biktim ~ 8 ay önce
Su issiz Pilotum yazilari okumakdan iyice biktim. Banami sordun pilot olmayi. Dünya cok büyük, git baska ülkede is ara.
Bıktım'a ~ 8 ay önce
Git az ötede ağla bu ülkenin insanı bu ülkede önce iş bakar. Eğer uçan biriysen de meslektaşına karşı bu kadar odunsan yazık acıyorum sana hee değilsen de pilot olamamış bir hasetsindir ötesi yok!
Biktim’a ~ 8 ay önce
U lan geri zeka kimse sana bir sey demiyor. Kabinine don

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000