29 Ekim 2018, Pazartesi
Fatih AKDENİZ
Fatih AKDENİZ [email protected]

Zaman geldi çattı… A380’den İstanbul yeni havalimanına

Sosyal medyayı aktif olarak kullananlar bilir, bazı kullanıcıların popüler olan paylaşımları olur. Onlardan da biri de özellikle ülkemizdeki olumsuz olaylarla ilgili olarak;  ‘Bizim neslin görmediği bir uzaylı istilası kaldı’ türünde paylaşımları vardır bilirsiniz…

Evet, son yıllarda Türkiye’de olumlu olumsuz pek çok vaka yaşandı. Bu gibi paylaşımların çok fazla ilgi görmesi de bundandır elbette. Özellikle dünyada da oldukça yankı bulan olaylardan ikisi havacılık camiasında da çok fazla yer etti. Atatürk Havalimanı saldırısı ve havalimanı işgalini de içeren darbe girişimi bunlardan bazıları. Allah bir daha yaşatmasın.

Olumsuz gelişmeler dünyanın her tarafında yaşanabiliyor tabi ama biz olumlu gelişmelere dönerek penceremizi buraya doğru açalım.

Yarın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı ve  bu bayram bambaşka bir anlam da taşıyacak Türkiye tarihi için. İstanbul Yeni Havalimanı’nın açılışı için artık saatler kaldı. Belki tam olarak hazır değil ama böylesine bir meydanın ülkemize kazandırılmış olması gerçekten takdire şayan. O kadar çok tartışma yaşandı ve o kadar çok şey konuşuldu ki yeni havalimanı ile ilgili; bir sıralasak herhalde bir kitap olur diye düşünüyorum.

2007 yılında Airbus A380 tipi yolcu uçağı ülke ülke gezip tanıtım çalışmaları yaparken, Türkiye’de sanırım uçağa ilk binenlerden biri bendim. O zaman 22 yaşında çok genç bir muhabirdim. A380’nin o şaşkına çeviren büyüklüğüne ve sıra dışı kabinine hayran kalmış, uçağın her özelliğine şahitlik etmiştim.

Şimdi 33 yaşında tecrübeli bir muhabir olarak bu kez de ülke tarihimiz için büyük önem taşıyan yeni havalimanının açılışına şahitlik edeceğim için oldukça heyecanlıyım.

Peki İstanbul yeni havalimanının başlangıç ve açılış sürecine kadar neler yaşandı, gelin bir çoğunuzun da aslında bildiği detayları birlikte ele alalım…

Ak parti hükümetinin iktidar olduğu ilk yıllardan itibaren aslında yeni bir havalimanına ihtiyaç olduğu özellikle o dönem Başbakan olan Recep Tayyip Erdoğan tarafından zaman zaman vurgulanıyordu.

Ve 2013 yılı Mayıs’ında 22 milyar 152 milyon Euro bedelle ihaleyi Cengiz, Mapa, Limak, Kolin, Kalyon ortak konsorsiyumu kazandı. KDV’leri eklediğinizde bu rakam 26 milyar Euro’yu geçiyor.

Bu sürece kadar zaten tartışmalar hiç durmamıştı ama bundan sonra daha da hız kazandı.

Tartışmaların ve eleştirilerin odağında ise; hem ihaleyi kazanan firmalar hem de havalimanının yapılacağı bölge yer aldı. Havalimanının yapılacağı arazinin bataklık olduğu ve bu bölgenin uçak iniş-kalkışına çok uygun olmadığı sıkça basında yer aldı.

Şu ana kadar 8 milyar Euro’ya yakın bir yatırımın yapıldığı yeni havalimanında en fazla gider kaleminin yer hareketleri nedeniyle araziye harcandığı da iddia edildi.

Projede şu ana kadar 200 bine yakın insan çalıştı. Bu gerçekten inanılmaz bir rakam. Bu çalışanlardan 27’si ne yazık ki çalışma sahasında hayatını kaybetti. Bu rakam Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından yapılan bir açıklamadır. Bakanlık bu açıklamayı bazı basın yayın organlarında 300’den fazla insanın hayatını kaybettiği iddialarına karşılık yapmıştı.

Projenin tartışılan konularından biri de DHMİ tarafından verilen yolcu garantisi konusu… Burası bence de çok önemli. DHMİ işletmeciye 12 yıl için 6.3 milyar Euro’yu bulan yolcu garantisi verdi. Eğer yolcu garantisi verilen rakamlara ulaşılırsa fazlası DHMİ’ye gelir olacak, eğer altında kalırsa devlet tarafından işletmeciye ödeme yapılacak.

Bu da aşağı yukarı yıllık 100 milyonu bulan yolcu garantisi anlamına geliyor. Peki bu rakam karşılanabilir mi? İşte o kısmı tartışmaların tam da merkezi. Atatürk Havalimanı 2017 yılında 63.7 milyon yolcuya ev sahipliği yaptı. Aralık’tan sonra da hizmet vermeyeceği biliniyor. Yani Avrupa yakası için tek başına hizmet verecek Yeni havalimanı, ilk etabı itibariyle kapasite olarak zaten 100 milyonu bulamayacak. Ancak sonraki yıllarda ikinci ve üçüncü etabı devreye girince bu rakamı bulabilir diye düşünüyorum.

Belki 12 yıllık sürecin ilk 2-3 yılı DHMİ’nin yolcu garantisi anlamında beklentinin aşağısında kalabilir ancak tüm fazlar hizmete girdiğinde beklenen rakamları aşması çok muhtemel. Bekleyip göreceğiz.

 Daha fazla detaya gömülmektense artık açılışa odaklanmak daha doğru olur diye düşünüyorum.

Yeni havalimanının düşünülmesi, ihale edilmesi ve yapımına başlanması; hepsi birer eleştiri konusu oldu. Kimi eleştiriler haklıydı kimisi ise çok yersizdi. Bazen o kadar abartılan şeyler yazılıp çizildi ki, sektörde olanlar olarak şaşırıp kaldığımız anlar da oldu.

Eleştiriler her zaman olacak olmalı da zaten. Ancak artık açılışına şahitlik edip o anı yaşamak lazım, Türk havacılığına, Türk ekonomisine neler getirir ona bakmak ve onu hesap etmek lazım.

‘Almanlar bizi kıskanıyor’ demek yerine ya da Almanlar bizi niye kıskansın’ diye gülmekten ziyade Almanları bırakıp kendimize bakmak lazım. Önce iyi tarafından bakıp, aksayan bir nokta varsa bunu dile getirmek lazım. Almanların bizi kıskandığını hiç sanmıyorum ama transit yolcu açısından bir tedirginlik yaşadıklarını da düşünüyorum.

Zaman geldi çattı, Türk havacılığına hayırlı uğurlu olsun.

Bu arada havalimanının açılışını AirportHaber’den anlık olarak takip edebileceğinizi söylemiş olayım…

Zaman geldi çattı… A380’den İstanbul yeni havalimanına

Yorumlar

MatematikTERKmisin? ~ 6 yıl önce
Yolcu garantisini nasıl hesapladınız? 100 milyon nasıl elde ediliyor? Açıklayın da bilelim. Ben öyle hesaplamıyorum. Yalan yanlış yazılar yazmaktan vazgeçin.

Yanıtla

Kalan karakter 1000
Yolcu Garantisi ~ 6 yıl önce
Bu yıllık 100 milyon kapasite asgari mi yoksa azami tahminler mi?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
W ~ 6 yıl önce
Tecrübeli hali bu !,22 yaşındaki halini merak ettim açıkçası

Yanıtla

Kalan karakter 1000
saw ~ 6 yıl önce
sabiha gökçen 2 nci pist ne durumda?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
KAN ~ 6 yıl önce
Resmi olarak açılışını yapıyorlar ve yolcu garantisinin altında kalıyor. Bu da her gün devletin kasasından çıkan tüyü bitmemiş yetimin hakkı, yandaşlara akan para demek değil mi? Yalvarırım birisi bana senin yanlışın var desin... Aynı şeyi Osman Gazi köprüsünde de yaptılar, Yavuz Sultanda da yaptılar. Açın bakın araştırın biraz. Her platformda bas bas bağırıyoruz gerçekleri biraz görelim diye. Bazıları inatla görmek istemiyor. Bize at gözlüğü takıyorsunuz diyenler hayır, güneş gözlüğü takıyoruz çok parlıyorsunuz. Hazır yiyiciler memleketi soyup soğana çevirdiler be yazık torunlarımız bile borçlu doğuyorlar. Ben de gurur duymak isterdim ama ülke bu haldeyken imkansız. Devletin kasasından yapılan her yapıya bakın biz yaptık diyorlar. Yahu zaten devletin temel görevidir yol yapmak, hastane yapmak. Nüfus artışına paralel olarak bunları yapmak zorundalar. Eğer havaalanı ihtiyacı varsa elbet yapılacak ama bu neden çok tarihi bir şey olarak lanse ediliyor ve siyasi amaçlar için kullanılıyor?

Yanıtla

Kalan karakter 1000
aaa ~ 6 yıl önce
öncelikle haklı oldugunu söyliyeyim linç yemek istemiyorum sadece nedenini söyliycem geri kalan kısımlarda sana yüzde yüz katılıyorum. bunu yaptık diye söylemelerinin neden önceden iktidarların bunları yapmış olması gerektiği halde yapmaması ve şu an bunun bundan dolayı büyük bir şey sayılması.

Yorum Gönder

Kalan karakter 1000